Yeme Bozuklukları

Mikrobiyota Diyeti ve Yeme Bozuklukları Arasındaki İlişki

Bağırsak mikrobiyotası ile beyin arasında çift yönlü bir iletişim hattı vardır; buna bağırsak-beyin ekseni denir.

Mikrobiyota; sinir sistemi, bağışıklık sistemi ve hormonlar üzerinden duygudurum, stres tepkisi ve iştahı etkiler.

Bu nedenle mikrobiyotadaki dengesizlikler (disbiyozis), anksiyete, depresyon ve dürtüsel yeme davranışlarını artırarak doyma sinyallerini bozar bu durum da duygusal yeme eğilimini güçlendirebilir.

Araştırmalar, anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu (BED) gibi durumlarda mikrobiyota çeşitliliğinin azaldığını göstermektedir.

Bu dengesizlik, yalnızca fiziksel sağlığı değil, duygusal düzenlemeyi de etkiler; kişi kendini kontrol edememe, suçluluk veya yeme sonrası pişmanlık gibi döngülere daha yatkın hale gelir.

Mikrobiyota dostu beslenme; bu döngüyü kırmayı hedefler.

Serotonin üretimini destekleyerek duygusal dengeyi iyileştirir.

Kan şekeri dalgalanmalarını azaltarak doygunluk hissini düzenler.

İnflamasyonu azaltarak stres toleransını artırır.

Bu sayede kişi aç kalmadan, kısıtlama olmadan, daha dengeli bir yeme davranışı geliştirir.